BAL ARISI


Ana arı (Kraliçe), Erkek Arılar ve İşçi (dişi) arılardan oluşan ve koloni halinde yaşayan arı topluluğudur.Dış görünüş olarak; birbirine çok benzeyen, sarı –kahverengi görünüşlü,
1,2 cm uzunluğunda, baş ve göğüs bölümünde kıllar bulunan,iki birleşik,

üç basit gözü, kokuya duyarlı iki tane anteni olan zar kanatlı böcek grubuna bağlı canlılardandır.
İnsanı hayrete düşüren olağanüstü bir iş bölümü ve düzen içinde yaşarlar. Dünyanın en sağlıklı ürünlerinden biri ve son kullanma tarihi (saf olması ve çevre koşullarından etkilenmeden saklanabilmesi halinde) olmayan Balı üretirler.
          ANA (KRALİÇE) ARI: Petek gözüne ana arı tarafından bırakılmış aşılı (döllenmiş) yumurta larva haline geldikten sonra İşçi arılar tarafından özel bir çaba ile, ihtimamla zengin besin kaynağı olan arı sütü ile sık ve düzenli bir şekilde beslenerek büyütülür. Bu sayede diğer arılara göre daha büyüktür. Petek gözünden çıkan bu Ana arılar, İçlerinden biri kalıncaya kadar kavga ederek birbirlerini öldürürler. Sona kalan tek ana Arı, bu seferde kolonin eski ana arısına saldırır. Oda yeni bir koloni kurmak için, yuvadaki arıların bir kısmını alarak koloniyi terk eder. Bu şekilde koloni ikiye bölünmüş olur. Arıcılıkta buna oğul verme denilir.

Ana arı kolonide bulunan Erkek arıları da peşine takarak, yüksek irtifada bir müddet uçarak erkek arıların zayıf ve kuvvetsiz olanlarını saf dışı bırakarak , geriye kalan 5-6 erkek arı ile çiftleşir. Aldığı spermleri ömrü boyunca vücudunda bulunan sperm keseciğinde saklar. Bu spermleri , yumurtaları döllemekte kullanır. Çiftleştikten sonraki temel görevi koloninin geleceğini temin için sürekli yumurtlamaktır. Ana arı bir günde 1000 ila 2000 arası, ömrü boyunca da 2.000.000 yumurta atabilir. Bu ana görevinin yanında, koloninin fertlerini bir arada tutabilmek için, bir koku salgılar. Bu kokuyu yuvadaki işçi arılar, bütün arılara dağıtır. Böylece, koloniye yaklaşan yabancı arılar tanınır ve içeri girmelerine izin verilmez. Arıcılıkta bir arada Birçok kovanın bulunması halinde bile, her arı kendi kovanını ve kolonisini kolayca tanır.

 ERKEK ARILAR: Ana arının bilinçli olarak petek gözlerine bıraktığı döllenmemiş yumurtalardan olurlar.İşçi arılar tarafından beslenerek, büyütülürler. İşçi arılardan biraz daha büyüktürler. Besin toplama ve iğneleri yoktur. Bir kovanda 200-300 tane bulunur. Ana arının çiftleşme dönemi haricinde kovanda dururlar ve yaşamları boyunca işçi arılar tarafından beslenip bakılırlar, işi biten ve fazla olanları da, mevsim sonunda ,yine işçi arılar tarafından ya kovandan atılır veya öldürülürler.                İŞÇİ ARILAR: Ana arı tarafından petek gözlerine bırakılan aşılı (döllenmiş) yumurtalar, üç gün sonra çatlayarak açılır. Çıkan larvaları, işçi arılar tarafından 3-4 gün arı sütü ve polen ve balözü ile beslenir.Daha sonra , çıkardıkları bir salgı ile kendi etraflarına koza örer, gelişimini o dönem ile tamamlar. 20-21. günlerde kozadan çıkarlar.

Yeni genç arılar öncelikle kovan temizliği ile işe başlar; petek gözlerinin temizliğini yaparlar, kovanda gereksiz gördükleri her şeyi dışarı atarlar. Taşıyamayacakları böcek ve nesneleri, bakteri barındırmayan Propolis ile kaplarlar. Temizlik işini bitiren genç arılar, larvaların bakım işine yönelirler. Petek gözlerindeki larvalara arı sütü ve polen-bal karışımı verirler. Bu işleri yaparken arının gelişimi de sürmektedir. Arının karın halkaları arasındaki bezler, balmumu salgılamaya başlamıştır. Genç arıların larva beslemeden sonraki görevi de artık petek işlemeye gelmiştir. Orta ayaklarında bulunan balmumu çubuğu ile, karın bölgesinden balmumunu toplayarak ağzına götürüp, çeneleri arasında çiğneyerek kullanılabilecek kıvama getirir. Karın yüzeyleri ile cilalayarak, o kusursuz, altıgen prizma şeklindeki petekleri imal eder. Petekler, en az bal mumu ile en çok balı depo edebilecek şekilde bir sanat eseri olarak yapılır. Petek gözlerinin duvarları 1/500 cm inceliğinde olup, ağırlığının otuz katını taşıyabilecek sağlamlıktadır.

Arılar on gün kadar da petek imalatı ile uğraşırken  bu arada zehir bezleri ve iğnesi de gelişmiştir. Bu durum onların da görev değişikliğinin zamanın geldiğini gösterir. Artık bu arıların görev yeri, koloni girişi veya kovan ağzıdır. Yabancı arı ve böceklerin içeriye girmemesi için nöbet tutarlar. Üç hafta boyunca kovanda sistematik bir şekilde görev yapan arıların, sahaya çıkma zamanı gelmiştir. İşçi araların yaklaşık son üç haftalık ömürleri de, çiçek ve balözü toplayarak geçer. İşçi arıların arka ayaklarının dış taraflarında kaşık gibi tasarlanmış polen keseleri, ayrıca bacakların çevresinde uzun tüyler vardır. Karınlarının altı ise, tamamen yumuşak tüylerle kaplanmıştır. Çiçekten polen toplarken, bu tüylere de çiçek tozları yapışır. bacaklarındaki tüyleri fırça gibi kullanarak bunları da polen kesesinde biriktirir.Besin toplamaya çıkacak arı, kursağını bir miktar bal ile doldurur. Bununla hem enerji sağlar, hem de çiçek tozlarını polen sepetine yerleştirmek için yapıştırıcı olarak kullanır. Bir petek gözünü polenle doldurmak için, bir arının on sefer yapması gerekir.Arılar, boruya benzer emici dilleri ile, bal özü (Nektar)’ı taç yaprakların diplerinden kolayca emer ve midenin ilk bölümü olan bal kesesine aktarır. Burada midenin öz suyu ile şekillenir. Bal özünün, midenin bir sonraki bölümüne geçmemesi için, arada bir vana (valf) sistemi vardır. Bu vanadan sonra asıl mide gelir. Arının hayatını idame ettirebilmesi için, çok az bir bal özü, sindirim midesine aktarılır. Bal özü ile kovana dönen arı, bal özünü kovanda görevli bir arının ağzına kusar ve tekrar sahaya döner. Kovandaki arı , ağzındaki salgı ile karıştırarak bir başka arıya devreder. Böylece ağızdan ağza dolaştırılan bal özünün içinde bulunan suyun bir kısmı buharlaştırılır ve bal özü petek gözüne boşaltılır. Petek gözündeki balın içerisinde kalan su da, arıların kanat çırparak petek üzerinde dolaşması ile buharlaştırılır ve bal yoğunluk kazanır. Bu şekilde tamamlanan bal dolu petekler, bal mumu ile üstü kapatılarak sırlanır. İşçi arı, 1,2 cm uzunluğunda, sarı rengin değişik tonlarında olur. Baş ve göğüs bölümünde kıllar, İki bileşik, üç basit gözü vardır. Kokuya karşı duyarlı iki tane anteni bulunur. Uçmak için iki çift kanat, korunmak ve saldırmak için iğne, yürümek ve tutunmak için üç bacak mevcuttur. Mor ötesi ışınlara karşı duyarlı olan petek gözleri sayesinde, görme yetenekleri çok gelişmiştir. Bulutun arkasındaki güneşi bile görebilirler. Bu sayede yön ve rota bulmaları kolaydır. İşçi arılar, sürekli çalışmaları ve yük taşımaları nedeniyle, kanat ve kas sistemleri çabuk yıpranır ve çalıştıkları süre de ömürleri 6 hafta kadardır. Çalışmadıkları (kış) Döneminde 5-6 ay yaşayabilirler.

KOVANLARDA SONBAHAR BAKIMI:  Kovanlarda;  bal alımı yapıldıktan sonra,  sonbahar bakımına geçilmelidir. Bu bakım için şunlara dikkat edilmeli:

-Bal hasadı sırasında, koloninin kışlık ihtiyacı kadar bal ve polen bırakılmalı; bırakılan peteklerdeki bal  gözlerinin bir kısmının boş olması gerektiği bilinmelidir.

-Boş çıtalar alınmalı, koloninin kaplayabileceğinden fazla petek bırakılmamalıdır.

-Sonbahar yavru üretimi için, şeker şurubu beslemesi yapılmalı; kaynatılmış su ile aynı miktarda şeker kullanılmalıdır.

-Kolonideki arı sayısı az olan, ana arısı olmayan veya yaşlanan kovanlar birleştirilmelidir.

-Yavru üretiminin sona erdiği veya azaldığı dönemde,  hastalık ve parazitlere karşı gerekli mücadele yapılmalıdır.

TÜRLERİ:

-Anadolu Arısı: Esmer renkli, dayanıklı ve çalışkan arılardır.  Anadolu’nun iklim ve çevre özelliklerine çok iyi uyum sağlamışlardır.  Bal tüketimleri azdır.  Ülkemizde en fazla bulunan arı türüdür.

Esmer Arı: İri vücutlu, seyrek tüylü, bal verimi düşük arılardır.  Hastalıklara karşı hassas, kışa  dayanıklı arılardır. Sinirli ve saldırgandırlar.

İtalyan Arısı: Yavru verimi ve çoğalma kapasitesi yüksektir. Az oğul verir. Sarı renkli olan bu arılar güzel petek işlerler. Bal tüketimleri fazladır.

Kafkas Arısı: Gri renkli, soğuğa dayanıklı çalışkan arılardır.  İyi yavru yetiştirerek güçlü koloni oluştururlar. Oğul verme eğilimleri azdır.

Kıbrıs Arısı: Koyu sarı renkli ve küçük yapılı arılardır.  Sinirli ve saldırgandırlar.  Akdeniz bölgesinde yetiştirilir.

 

Arı çeşitleri ve boyları

Arı çeşitleri ve boyları

Bir önceki yazımız olan Karıncalar başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

30 Mart 2013 Saat : 12:33

“BAL ARISI” için 7 Yorum

  1. çoooooook güzel fen ödevime ardımcı oldu TEŞEKKÜRLER…

  2. sanem patric dedi ki:

    benimde matematik ödevime yardımcı oldu çok teşekkür ederim

  3. Çetin Ali dedi ki:

    Benimde arıcılık bilgilerimi geliştirmeme yardımcı oldu 🙂 Teşekkürler.

  4. ümmünur akkaya dedi ki:

    çok güzel olmuş . çok yardımcı oldu. teşekkürlerrrrr 🙂 🙂 🙂

  5. mamo dedi ki:

    SAOL ÇOK İŞİME YARADI TEŞEKKÜRLER

BAL ARISI Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Bizi takip edin

merak nedir? Son Yazılar FriendFeed
Devamını oku:
AHİ EVRAN (1171-1262)
SAMANYOLU
ASTRAGAN
ARİSTOKRASİ NEDİR?
KÖSTEBEK
MİMAR SİNAN
Kapat