İNSAN ve DİN


İnsan ve din ilişkisi çok eski dönemlerden itibaren merak konusu olmuş, din tarihçileri ve felsefeciler bu konuda uzun araştırma ve çalışmalar yapmışlardır.  İnsan’ın dinle ilişkisinin başlangıcı ve tarihi süreç içerisindeki gelişimi konusunda,  birbirine zıt iki ayrı görüş vardır:

275px-Religious_syms_gold.svgTabiatçı ve materyalistlerin düşünce sisteminde;  tevhit inancı yok sayılmıştır.  İnsan,  doğası gereği her şeye hükmetmeye çalışan bir varlıktır. Yönetebildiği olaylar karşısında tatmin olur;  başaramadığı veya aciz kaldığı durumlarda bir başka güç veya kaynağa ihtiyaç duyar ve yardım bekler.  Bu düşünce sisteminde insan bazen ilahlaştırılmış,  bazen de,  kendi ürettikleri veya kendilerinden güçlü hissettiklerinin kölesi haline gelmiştir.  Yaratan ulu güç mü,  yoksa yaratılan mı olduğu tezatı devam etmiştir.  Felsefecilerin;  insanın kendi varlık nedenini sorgulaması,  hayatın mahiyeti,  maksadı ve kapsamı konusunda yaptıkları uzun çalışmalar tatmin edici ilmi bir sonuca ulaşamamıştır.  İnsanın kainattaki yerini tanıma ve varlığıyla ilgili konuları öğrenme arzusu sürekli devam etmiştir.  Üstün özellikleri nedeniyle yüceltilmiş,  yapamadıkları karşısında ise hiçleştirilmiştir.  Bu görüşler devam etmiş; materyalistler insanı madde olarak ele almış,  karşı görüştekiler ise madde yönünü ihmal ederek manevi yönünü öne çıkarmışlardır.  Bu maddeci görüş sistemi daha da ileri giderek, insanı  ‘Tekamül etmiş bir hayvan’ olarak nitelendirmiştir.  Yine bazıları da, insanın evrimle hayvandan dönüştüğünü ispatlamaya çalışmıştır.  Tarih boyunca o yana bu yana  savrulan insanoğlu;  bazen kendini,  kendi eliyle yaptığı putları,  bazen de kral ve çevresini,  yeryüzü ve  gök cisimlerini kendine ilah edinmiş ama her defasında  hüsrana uğramıştır.

İnsanın ne olduğu konusu,  ancak ilahi dinler ve tevhid inancı ile çözülmüş; onun tek yaratıcı Allah tarafından yaratılmış ve Allah’ın kulu  olduğu,  beden ve ruhtan meydana geldiği tebliğ edilmiştir.  Kainat ve kainattaki her şey tek yaratıcı tarafından yaratıldığı gibi ilk insan Hz Adem’de  O’nun tarafından yaratılmış olan ilk peygamberdir.  Bütün insanlar  Hz Adem’den çoğalmışlardır.  Toplumların,  tevhid inancından uzaklaştığı ve sapıklığa düştüğü dönemlerde yeni peygamberlerle yeniden uyarılmış,  bu durum son peygamber Hz Muhammed’e kadar devam etmiştir.  Son din İslam’ın kitabı Kur’an da ilk insan,  inanç sistemleri,  insanın geçmişi ve geleceği konusu bütün açıklığı ile ortaya  konulmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir önceki yazımız olan FUZÛLİ (1483-1556) başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

4 Mart 2014 Saat : 9:40

İNSAN ve DİN Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Bizi takip edin

merak nedir? Son Yazılar FriendFeed
Devamını oku:
Çernobil Nükleer Santral Kazası
HACI BAYRAM-I VELİ (1352-1429)
ALTIN
YOĞURT
ADNAN MENDERES (1899-1961)
NECİP FAZIL KISAKÜREK (1904-1983)
Kapat