İSLÂM DİNİ’NDE BAYRAM


Bayram  ‘neşe,  sevinç,  eğlence’  anlamlarını ifade eder. İslamiyet’ten önceki devlet ve topluluklar;  kendi örf,  adet ve inançlarına göre göre;  belli gün ve zamanları kutsal kabul eder ve birtakım ayin ve törenlerle kutlarlardı.
İslâm Dini’nde, iki önemli bayram vardır.  Biri, Şevval ayının birinci
günü başlayıp,  üç gün süren Ramazan Bayramı;  ikincisi Zilhicce ayının onuncu
günü başlayıp,  dört gün süren Kurban Bayramı’dır. bayramlarBu günler;  günahların daha çok affedildiği,  birlik ve beraberlik duygularının pekiştirildiği,  fakir ve fukaranın sevindirildiği,  çocuk ve yaşlılara daha fazla ilginin gösterildiği,  yetim ve kimsesizlerin korumaya alındığı müstesna günlerdir.
Dünyanın günlük meşguliyetleri içinde,  yoğun çalışma ve stres altında
bulunduğumuz bu ortamda,  bayramlar bizim için bir fırsat olmalı; tanışmadığımız kapı komşularımızı,  dost ve akrabalarımızı,  büyüklerimizi ziyaret etmeli;  bilhassa anne ve babamızı yalnız bırakmayarak hayır dualarını almalıyız.  Dargınlıklar bırakılmalı,  kabristanları ziyaret etmeliyiz.  İslami kurallar çerçevesinde;  dinlenmeli,  eğlenmeliyiz.  Velhasıl bayramları vesile kılarak; güleryüzlü,  hoşgörülü,  yardımsever bireyler olmak için çaba harcamalıyız.

 

Ramazan Bayramı:  Ramazan ayından sonra gelen,  Şevval ayının ilk üç gününde kutlanan bayramdır. Bayram Ramazan ayının sonunda kutlandığı için bu isimle anılır. Ramazan kelimesi Arapça bir sözcük olan ramaḍ  (kuru sıcak) kökünden gelir. Bunun nedeni muhtemelen Ramazan orucu ibadeti ilk uygulanmaya başlandığında yaz aylarına tekabül ediyor olmasıdır

rmHicret’in ikinci yılında,  Ramazan Orucu farz kılınmış olup,  Ramazan Bayramı da,  Hz Muhammed tarafından ilan edilmiş ve kutlanmaya başlanmıştır.  Peygamber;  Oruç ve diğer ibadetlerle geçirilen  Ramazan’dan sonra,  rahmet ve mükafat olarak verildiğini bildirmiştir. Bayram günü,  vacip olan,  Ramazan Bayram Namazı cemaatle kılınır ve bayramlaşma ve kutlamalarla devam eder.

 


Kurban
 Bayramı:  Kurban  ‘Allah rızası için kesilen hayvan’  anlamına gelir.  Hz İbrahim;  geç yaşına kadar,  eşi Sera’dan çocuk sahibi olamamıştı.  Allah’a dua ederek,  evlat istedi.  Duasının kabulü ile oğlu İsmail’e kavuştu.İsmail’in biraz büyüdüğü dönemde,  Hz İbrahim;  rüyasında oğlunu kurban ettiğini gördü. images Peygamberlerin rüyalarının sahih olması nedeniyle,  İsmail’e durumu anlatarak kendisini kurban etmesi gerektiğini söyledi.  Hz İsmail’de ‘Baba,  emrolunduğun şeyi yap,  ben sabredenlerden olacağım’  deyince, oğlunu kurban etmek üzere dağa götürdü.  Tam İsmail’in boğazını keseceği sırada;  Allah, Cebrail vasıtası ile bir koç gönderdi ve  ‘Rüyana sadık kaldın, şüphesiz ki bu bir imtihandı’  denildi.  Hz İsmail yerine koç kurban edildi.  Böylece, kurban kesme dönemi başlamış oldu.  İslamiyet döneminde,  Hicret’în birinci yılında,  Hz Muhammed;  ilk Kurban Bayram namazını kıldırarak,  kurban kesmiştir.  Bu tarihten sonra, İslamiyet’in önemli bir ibadeti ve geleneği olmuştur.  Önemli bir toplumsal yardımlaşma ve paylaşmanın vesilesidir.  Allah kurban konusunda  ‘Şüphesiz ki bu hayvanların ne etleri,  ne de kanları i Allah’a ulaşacaktır,  ulaşacak olan gösterişten uzak  yaptığınız  amel ve ibadettir ‘  ve  ‘Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine,  O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık’  buyuruyor.

 

 

Bir önceki yazımız olan ADANA başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

9 Ekim 2013 Saat : 3:29

İSLÂM DİNİ’NDE BAYRAM Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Bizi takip edin

merak nedir? Son Yazılar FriendFeed
Devamını oku:
KELAYNAK
OKAPİ
RIZA NUR (1879-1942)
Kuşlar neden güneye uçar?
Bazı keşif ve icatlar
STRES
Kapat