MİMAR SİNAN


Osmanlı İmparatorluğu’nun en güçlü olduğu dönemde yaşamış; dönemine uygun çok büyük eserler bırakan, ünü devlet sınırlarını aşan müstesna bir mimardır.
Mimar Sinan; 1489 yılında, Kayseri’nin Ağırnas Köyü’nde doğdu.Yavuz Sultan Selim döneminde, devşirme olarak İstanbul’a getirildi.İyi bir eğitim verildikten sonra; üstün zekası, disiplinli çalışma yöntemi ve karakteri ile dikkat çeken Sinan, Acemi Oğlanlar Ocağı’na verildi. Burada, gençlere sıkı bir askerlik eğitimi verilir, aynı zamanda yeteneklerine göre bir de meslek öğretilirdi. Sinan, meslek olarak kendisine dülgerliği (marangozluk) seçti ve o konuda uzmanlaştı.
Mimar Sinan, Yavuz Sultan Selim’in, 1514’deki Çaldıran savaşına ve 1517 yılındaki Mısır Seferi’ne katıldı. Gittiği yerlerde, inşaat çalışmalarına katıldı. Gördüğü önemli binaların mimari ve kubbe yapılarını, genel tarzları incelemeye başladı. mimar sinan01521’de Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad seferine Yeniçeri olarak katılan Sinan, kabiliyeti ve çalışkanlığı ile adım adım terfi etmeye başladı. 1522 yılında,Rodos Seferi’ne atlı sekban olarak katılan Sinan, 1526 Mohaç Meydan Savaşı’ndan sonra, acemi Oğlanlar yayabaşılığına (bölük komutanı)yükseldi. Daha sonra, sırasıyla Kapıyayabaşı (piyade komutanı),zemberekçibaşı oldu. 1533’deki İran Seferi’nde, Van Gölü’nü geçmek için, kısa sürede üç adet kadırga yapan Sinan, sefer dönüşünde Haseki’liğe yükseldi. Kara Boğdan Seferi sırasında, Prut Nehri üzerine yaptığı köprü ile dikkatleri bir defa daha üzerine toplayan Sinan, 1538 yılında Baş Mimar olarak atandı. Mimar Sinan, Baş Mimar olmadan önce; doğu ve batı seferleri nedeniyle çok gezmiş, gittiği her yerde, mesleği ile ilgili konu ve eserleri derinlemesine incelemiş, birikimini eserlerinde ortaya koymuştur.

Eserleri, doğu ve batı eserlerinin sentezine, kendi tarzının eklenmesi ile şekillenmiş nadide yapıtlardır. Halep’teki
Hüsreviye Külliyesi, Gebze’deki Çoban Mustafa Külliyesi ve Kanuni’nin hanımı Hürrem Sultan için yaptığı Haseki Külliyesi; Sinan’ın baş mimar olmadan önce inşaa ettiği eserlerden önemli ilk üçüdür.Baş Mimar olduktan sonraki dönemde, hiç durmadan, hatta aynı anda birçok eserin ortaya çıkması; Mimar’ın ne büyük gayret ve
disipli çalıştığının göstergesidir. Bu dönemde yeni inşaatların yanında, restarasyon çalışmalarına da devam etmiş; Ayasaofya’nın ve birçok bina ve yolların tamiratını ve yenileme işini de yapmıştır. Kendinden sonra gelen mimarların yetişmesinde de önemli rol oynamıştır. Ustalık döneminin öne çıkan muhteşem eserlerine örnek olarak; İstanbul Şehzadebaşı Camii ve Külliyesi, Süleymaniye Camii ve Edirne’deki Selimiye Camii gösterilebilir.Mimar sinen bu
eserleri için; sırasıyla çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerimin eserleri ifadesini kullanmıştır.

Süleymaniye cami

Süleymaniye cami

Meslek hayatına, 360 civarında Eser sağdıran Koca Sinan,
1588 yılında İstanbul’da vefat etmiş olup, Süleymaniye yanındaki kendi inşaa ettiği, mütevazi türbeye defnedilmiştir.
Mimar Sinan:
– 136 Camii ve Mescit
– 57 Medrese
– 20 Türbe
– 17 İmaret
– 3 Darüşşifa
– 8 Köprü
– 5 Su yolu
– 7 Darulkurra
– 20 Kervansaray
– 36 Saray
– 8 Mahsen
– 48 Hamam
İnşaa etmiştir.

Bir önceki yazımız olan CABİR BİN HAYYAN KİMDİR ? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

3 Nisan 2013 Saat : 3:46

MİMAR SİNAN Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Bizi takip edin

merak nedir? Son Yazılar FriendFeed
Devamını oku:
RUH NEDİR?
HALİDE EDİP ADIVAR (1884-1964)
TOYGAR
ŞEYH ŞAMİL (1 797-1871)
ÇEKİRGE
KAZ
Kapat