ULUĞ BEY (1393-1449)


Timur İmparatorluğu Hakanı, Matematik ve Astronomi Bilgini

Uluğ Bey;  1393 yılında,  Azerbaycan’ın Sultaniyye kentinde doğdu.  Timur Han’ın torunu olup,  Şehsuvar Han’ın oğludur.  Çocukluğundan itibaren,  önce dini konularda eğitim alarak;  Kuran ve Arapça’yı mükemmel bir şekilde öğrendi.  Fen ilimlerine de çok meraklı olan Uluğ Bey;  1413 yılında,  Horasan ve Meveraünnehir Bölgelerinin hakan naibi (vekili) olarak atandı.

alkuuko8Uluğ Bey; Semarkent’i merkez edinerek,  babasının emir ve nasihatları çerçevesinde devlet yönetimini ele aldı. Devlet idaresinin yanında,  bilimsel konulara da ağırlık vererek;   Matematik ve astronomi bilimlerinde kendini çok iyi yetiştirdi.  Savaş ve akınlardan mümkün olduğunca uzak durarak,  ülkesinin gelişmesi ve bilimin ilerlemesine ağırlık verdi.  Sarayı bir üniversite haline getirerek,  döneminin önemli alim,  sanatkar, şair ve edebiyatçılarını topladı; onları himaye etti.  Döneminde tarım ve ticarette önemli gelişmeler sağlandı. Semarkent ve Buhara başta olmak üzere ülkenin her yerinde,  Türk Mimarisi’nin seçkin eserleri yapıldı.  Kısaca ülke;  ilim,  irfan ve ileri medeniyete kavuştu.  Ne yazık ki Uluğ Bey’in bu aydınlık dönemi;  oğlu Abdullatif’in taht hırsı nedeniyle sona erdi.  1449 yılında babasını tahttan indirerek katlettirdi.  Uluğ Bey,  dedesi Timur Han’ın yanına defnedildi.
Bütün hayatını,  Türk-İslam Medeniyeti’nin yüceltilmesi uğrunda çalışarak
geçiren Uluğ Bey;  15. yüzyılın en büyük astronomi alimi olarak tarihe geçti.
Uluğ Bey;  ilk olarak,  astronomi ile ilgili çalışmaların temelini teşkil eden,
triginometri üzerine,  geniş çalışma ve araştırmalarda bulundu.  Daha sonra Semarkent’ta,  hiçbir emek ve para harcamasından kaçınmayarak büyük bir rasathane kurdu.  1420 yılında kurulan rasathanenin ilk müdürü Gıyaseddin Cemşit olup,  daha  sonra Kadızade Rumi ve Ali Kuşçu,  bu görevde bulunmuşlardır.  Uluğ Bey;  kendinden  önceki rasad çalışmalarını inceledi, kendi rasathanesindeki çalışmaları ile birleştirerek,  bu konudaki büyük eseri ‘Zeyç Kürkani’ veya ‘Zeyç Cedit Sultani’ olarak da bilinen  ‘Uluğ Bey Zici’ni (cetvel ve tablolar)  tamamladı.  Bu eser, devrinin ilmi esaslara dayanan ilk eseridir.  Zic’de gökyüzündeki kırksekiz takım yıldızı içerisinde bulunan,   1018 yıldızın koordinatları doğru biçimde tesbit edilmiştir.   Eser dört  bölümden oluşmaktadır:
-Birinci bölümde,  değişik kronolojik sistemler
-İkinci bölümde,  pratik astronomi bilgileri
-Üçüncü Bölümde,  gök cisimlerinin yerleri ve hareketleri
-Dördüncü bölümde,  astroloji
konu edilmiştir. Bir kopyası Ayasofya Kütüphanesi’ndedir.  Uluğ Bey’in bu eseri;  1665 yılında İngilizce’ye,  1853 yılında da Fransızca’ya çevrilmiştir.  Kurduğu rasathanedeki çalışmalar ve yazdığı eseri,  günümüzün astronomi çalışmalarına hala ışık tutmaktadır.  Batılı ilim adamları,  Uluğ Bey’e ‘15. Asır astronomu’ ünvanı;  Milletlerarası Astronomi Derneği de ay yüzeyindeki bil bölgeye  ‘Uluğ Bey Krateri’  adını vermiştir.

Samarkand_observatoire_ulugh_beg

Bir önceki yazımız olan VAN GOGH başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

12 Kasım 2013 Saat : 10:47

“ULUĞ BEY (1393-1449)” için 3 Yorum

  1. ISonVurucuI DreamSoLdier (Ergin) dedi ki:

    Çok Saolun İşime Gerçekten Çok yaradı

  2. deniz dedi ki:

    bayıldım ellerinize sağlık sayenizde sosyal bilgiler projesinden 100 aldım 🙂 🙂

ULUĞ BEY (1393-1449) Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Bizi takip edin

merak nedir? Son Yazılar FriendFeed
Devamını oku:
DARÜŞŞİFA
ZİYA GÖKALP (1876-1924)
HEMOFİLİ
TETANOS
EBÛ’L VEFA (Vefa Konevi)
KAN GRUPLARI
Kapat